ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR

7 Eki

 

Zeka insanın öğrenmesini sağlayan en önemli özelliktir. Yetenek ise herhangi bir beceri alanında bir şeyler öğrenme fırsatı verildiği zaman insanın bundan yararlanma gücüdür. Resim, müzik, el becerileri gibi birçok yetenek vardır. Üstün zekalılık; yapılan zeka testi sonucunda 120 ve üzeri puan alan bireylerde bulunan durumdur.

Üstün yeteneklilik ise bireyin resim, müzik, spor, sanat ve daha birçok farklı alandan herhangi birinde yeteneğe sahip olan bireylere verilen tanımdır. Üstün zekalılık toplumumuzda çoğu insan tarafından yanlış yorumlanmaktadır. Aileler üstün zekalılık hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığında çocuklara karşı tutumlarında yanlışlıklar yapabiliyorlar.

Üstün zekalı çocuklar da diğer çocuklar gibi disiplin ve sorumluluklar almalı; onlara yaşam görevleri öğretilmelidir.

Üstün zekalılık kavramını duyduğumuzda çoğu zaman aklımıza erken konuşan, erken okuyan, başarılı çocuklar gelmektedir. Ancak durum böyle değildir; gelişimleri farklı seyretmektedir.

Albert Einstein 4 yaşında konuşmuş ve 7 yaşında okumuştur ama dâhidir. Rus yazar Tolstoy başarısızlık nedeniyle okulu bırakmıştır.Ancak daha sonrasında yazar olmayı başarmıştır. Çizgi kahramanların ve filmlerinin kurucusu Walt Disney zamanında okulunu tamamlayamadığı için gazetede çalışmıştır. Ama yeteneği öylesine ileri boyuttaydı ki onun yaratıcılığı anlaşılamadığı için gazeteden kovulmuş ve daha sonrasında hepimizin izlediği çizgi filmlerinin şirketinin yapımcısı olmuştur. Ampulün mucidi Edison’ un öğretmeni onu hiç bir şey öğrenemeyecek bir öğrenci olarak tanımlamış ve eğitiminde annesi destekçisi olmuştur ama ardından Edison 1001’inci denemesinde ampulü bulmuştur.

Gördüğünüz gibi üstün zekalı çocuklar her zaman zekilikleriyle, sorularıyla kendilerini göstermezler. Çeşitli uyum problemleri ve başarısızlıklarla da kendilerini gösterirler. Önemli olan bu çocukların doğru tanımlanıp belirlenip doğru yönlendirilmesidir. Üstün zekalı çocuklar bir herhangi bir hedefe varmak için vazgeçmeyecek ve başarmak için yolları arayacaktır.

Zeka doğuştan gelip sabit kalan bir şey değildir. Kişideki potansiyel doğrultusunda geliştirilebilir. Zekanın hangi alanda güçlü olduğu belirlenmeli ve o alanla özel çalışılmalıdır.

Üstün zekalı çocuklar diğer çocuklardan farklıdır ve bu farklarının farkındadırlar. Ama bu çocuklarımız da diğer çocuklar gibi desteğe ve yardıma ihtiyaç duymaktadırlar. Çünkü var olan zekalarını kullanmaları için gerekli olan sistemleri onlara öğretmemiz gerekmektedir. Üstün zekalı çocuklar bazen aileler tarafından mutlaka derslerinde eğitiminde başarılı olması gereken çocuklarmış gibi algılanabilmektedir. Bunun sonucunda ders dışında hayatıyla ilgili sorumluluklarından habersiz ve öz bakım becerileri gelişmemiş çocuklar yetiştirilmektedir. Bu çocuklar farklıdır ama bu farklılıkları onların odasını toplama, kıyafetlerini düzenleme, temizliğine önem gösterme, yemek, uyku gibi sorumluluklarından muaf oldukları anlamına gelmemelidir.

Belirttiğimiz gibi üstün zekalı çocukların diğer çocuklardan bir çok farklı özellikleri vardır. Çok fazla soru sorarlar ve sorgularlar. Her şeyin nedenini öğrenmek isterler. Çevrenizde hiç durmadan neden, niçin, nasıl, ne zaman, kim, nerde diye duramadan sorular soran bir çocuk olarak karşınıza çıkabilir. Sınırları zorlamayı çok severler, bu yönleriyle öğretmenleri bazen zor durumlara sokabilirler. Emin olduklarını düşündükleri konularda kendilerini şiddetle savunabilirler. Sözcük dağarcıkları çok gelişmiş olabilirler. 3-4 yaşında çocuklar bazen 10 yaş 11 yaş çocuğunun kelimelerini kullandıklarını görebilirsiniz. Bununla bağlantılı olarak da kendinden büyük yaş çocuklarla veya yetişkinlerle iletişim kurmaktan daha mutlu olurlar. Çünkü kendi yaş grubu ona yetersiz gelebilmektedir.

Espri yetenekleri ve mizahı güçleri oldukça iyidir. Ve kendilerinin anlaşılmasını isterler. Çevresindeki olup bitenlere duyarsız kalamazlar. Bellekleri çok güçlüdür. Sizin hiç hatırlamadığınız ve atladığınız bir sözünüzü bir anda karşınıza getirebilirler. Ve sizi şaşırtacak derecede ayrıntılara yer verebilirler.

Üstün zekalı çocuklar arkadaşlarından gelişim olarak yukarıda oldukları için sınıf ortamında sıkılma ve odaklanma problemleri yaşayabilmektedir. Onlar için bazı çalışmalar ve ödevler anlamsız gelebilir. Saçma bulabilirler. Arkadaşlarının sordukları sorular ona anlamsız ve basit gelebilir. Tüm bunlar çocuğun sınıf ortamında soyutlanmasına sebep olabilir. Bu çocuklara sadece özel eğitimler vererek destek olamayız bir ömür içinde bulunacağı toplumla da nasıl birlikte yaşayabileceği konusunda uzman bir destek alınmalıdır. Çocuğun arkadaşlarıyla kaynaşması ve birlikte vakit geçirebilmeyi öğretmemiz gerekmektedir.

Çocuğun üstün zekalı olduğu saptandığında; hangi alanlara daha yatkın olduğu ne gibi özellikleri olduğu iyi belirlenip; iyi planlanmış bir eğitim ve uzman desteği ile çok mutlu ve başarılı bir hayat sürdürebilir. Çocuk ile iletişimde olan başta aile olmak üzere öğretmenlere ve çevresindekilere yeterli bilinçlendirme yapılırsa her şey çok daha sağlıklı olacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: